Hereke 2 (Bankerman)

Merhabalar,

Hereke başlıklı yazımı site sakinleri hatırlayacaktır. Öncelikle olumlu, olumsuz yorumlarınız için teşekkür ederim. İkinci seyahatimi 15-18 Şubat 2018 tarihinde yine Kharkiv’e yaptım. Pegasus’tan Black Friday kampanyası ile 360.-TL ‘ye gidiş-dönüş biletimi aldım. Uçağım 15:35’te Sabiha Gökçen’den havalandı ve 1 saat 50 dakikada Kharkiv’e indim. Pasaport kontrolünde bilindik manzaralar. Ukrayna polisi hiçbir soru sormadan pasaportuma damgayı bastı. Hava sıcaklığı -2 dereceydi. Yerde hafif kar vardı. İlk gelişimde satınaldığım Lifecell hattımı taktım. Fakat telefonum çalışmadı. Tekrar bir hat daha aldım. Oda maalesef çalışmadı. Bende kendi hattımı kullandım. İlk seyahatimde bana rehberlik hizmeti sunan Vlad beni havaalanında karşıladı. 4 gün boyunca beni nereye istersem oraya götürecekti. Bu sefer farklı mekanlara gidecektim ve yanımda Vlad dışında kimseyi istemiyordum. Rezervasyonum olmasına rağmen daha önce konakladığım Park Otele gitmedim. Duyduğuma göre kasım ayında polis oteli basmış. Kızlar o nedenle otele gelmeye korkuyorlarmış. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine şehir merkezindeki National Otelde konaklamaya karar verdim. Havaalanından otele doğru yola çıktık. Vlad cep telefonundan oteli aradı. 3 gece konaklanma için 2.550.-Uah dediler.

İlk önce Teacher’s a akşam yemeği için gittik. İki kovboy steak büftek menü söyledik.  360.-Uah hesap geldi. Sonra otele gittik. Otele varınca kahvaltı istemediğimizi söyledim, pazarlık yaptık. Nakit 1.950.-Uah’a anlaştık. Vladın akşam 8’de Metalist Stadyumunda futbol maçı vardı. Zamanımız az olduğu için valizimi odaya atıp doğruca Kratsova No:11 adresindeki minihause gittik. İçeride yoğun bir tütsü kokusu vardı. Evin dekorasyonu ilginçti. Duvarlarda iki tane zincirini kırmış amazon kadın resmi vardı. Mamaları evde yoktu. Kızlar biraz sonra oturduğumuz salona gelip karşımıza dizildiler. Birtane Zimbabveli taş gibi bir zenci hatun, iki tanede sarışın genç rus, toplamda üç kız vardı. Aralarında birbirlerine laf atıp, gülüşüyorlardı. Ben hepsiyle tek tek tanışıp içlerinden en genç olanı seçtim. 19 yaşında olan hatunun adı “Sonya” idi. Vlad bile kızın yaşına şaşırmıştı. Daha sonra bize ıhlamur ikram ettiler. 1.500.-Uah bir saatliğine anlaştık. Otele Vladın arabasıyla gidebileceğimizi söyledim . Sonya mamasına telefon ettikten sonra güvenlik nedeniyle dönüşü taksi ile yapacağını gidişte bizimle gelebileceğini söyledi. 300.-Uah taksi parası istedi. Toplamda 1.800.-Uah ödedim. Kızın ingilizcesi çok azdı. Birlikte otele geçtik. Vlad saat 8’de geleceğini söyleyip gitti. Bizde duşumuzu alıp maça başladık. Birinciyi yapıştırdıktan sonra kızın telefonundaki translate yardımıyla konuştuk. Odadaki mini bar boştu. Telefonum internete bağlanamıyordu. Otelin wifi şifresini de almamıştım. Kıza resepsiyonu aramasını wifi şifresini öğrenmesini ve 2 şişe su istemesini söyledim. Dilim damağım kurumuştu. Ama bir türlü dediklerimi anlamıyordu. İkinci golüde vakit dolmadan attım. Sonra giderken resepsiyona söyle dedim. Taksiyi çağırdı. Biraz bekledi sonra gitti. 5’sonra görevli bayan 2 şişe su ile geldi ve 80.-Uah istedi. Parayı verip direk duşa girdim. Biraz dinlendikten sonra Vlad geldi. Üstünü bile değiştirmemişti. Gir bir duş al dedim. Onu beklerken hattımı gsm operatörümden internete güç bela açtırabildim. Saat 9:30 gibi dışarı çıktık. Flashdance Striptiz Klubüne gittik. Giriş kişibaşı 200.-Uah. Burada küçük bölümler halinde odalar var. Her odanın ortasında direk var. Sırayla kızlar geliyor dansını yapıyor. Sonra kucak dansı ve private dans için kulağına fısıldıyorlar. Vlad ilk dansçı gitmeden ortadan kayboldu. 20’ sonra geldi. Neredeydin diye sorduğumda. Private dans yaptırdığını söyledi. Çok şaşırmıştım.

Kime diye soracaktım ki küt saçlı adının “Yula” olduğunu sonradan öğrendiğim hatun yanımıza geldi. Vlad “buna muhakkak private dans yaptır” dedi. Ben viski cola, Vlad kapicino içiyordu. Sırayla gelene kucak dansı yaptırıyordum. Sonra Yula’ya da yaptırdım tabi. Kız danstan sonra yanıma oturdu. İçecek birşeyler ısmarladım. Daha sonra oda kızla doldu. Diğerlerine de içecek birşeyler söyledim. Kucağımda bir tanesi dans ederken Yula elimi sıkıca sıktı. Başkasına private dans yaptırmamı istemiyordu. “Söz. Private dansı sana yaptıracağım.” dedim. Sonra başka bir odaya geçtik. Flashdance giden olursa mutlaka bu kıza private dans yaptırsın. Küt siyah saçlı ve kumral. Dans ederken kızın yüzündeki ifadeye ve vücuduna hasta oldum. Private dans bu ise daha önce yaptırdıklarım neydi diye kendi kendime sordum. Bugüne kadar gördüğüm en iyi performanstı… Giriş parası 2*200.-Uah, kucak dansı 7*50.-Uah, private dans 1*500.-Uah, içeçekler 830.-Uah, toplamda 2.080.-Uah ödedim. Vlad gecenin sonunda beni otele bıraktı. 2. Gün: Gece çok iyi uyuyamadım. Erkenden kalktım. Cebimde hiç grivna kalmamıştı. Otelin lobbysindeki change ofis Vlad’ın tanıdığıydı. Usd’yi uygun kurdan bozdurabiliyordu. Onu beklemeye başladım. Panoda 26,50 yazıyorsa biz 27,10’dan bozduruyorduk. Vlad gelince Kharkiv Palas Otelin karşısında Barista Cafeye kahvaltı yapmaya gittik. Hava buz gibiydi. Sıcaklık -7 dereceydi. Kahvaltımızı yaparken otelde konaklayan Shakhtar Donetks Futbol takımı cafeye geldi. Roma ile 2 gün sonra  Kharkiv’de Metalist Stadında Şampiyonlar Ligi maçı varmış. O maçta Roma’da top koşturan Cengiz Şampiyonlar Liginde ilk golü atmıştı. Ama Shakhtar  2-1 kazanmıştı maçı. Neyse konumuza dönelim. Şehri biraz gezmek istedim. Önce Annunciation Katedraline, sonra Lviv Chocalate Fabric’e gittik. Burada el yapımı çikolatalar yapılıyormuş. Burada içinde kafesi olan çikolata satış mağazası var idi. Biraz alışveriş yaptık. Sonra İtalyan lokantası Tartufo Osteria’ya gittik. Ben peynirli pizza yedim kola içtim, meyveli tatlı yedim. Vlad ise salata yedi. 480.-Uah ödedim. Otele geri döndük. Vlad’a dün geceden uykusuz olduğumu biraz uyuyacağımı, akşam gelip beni almasını söyledim. Akşam Vlad otelden beni aldı. Minihause gittik. 5-6 ev gezdik. Ama kızların hiçbirinden elektrik alamadım. Vlad ile herzaman takıldığımız Kofein Cafeye gittik. Burada çikolatalı cheescake yedik. Birşeyler içtik. Sonra Vlad bir öğrenci var dedi. Ama otele gelmiyor. Evine gitmek ister misin dedi? Güvenli mi diye sordum? Evet  dedi. Kızın fotoğraflarına Instagramdan baktım. Sarı küt saçlı, yeşil gözlü Ukrayna standartlarında bir hatundu. Eve doğru yola çıktık. Arabada giderken Vlad 3’lü pakette dureks verdi bana. Hizmete bakar mısınız? Ukrayna’da benzin istasyonlarında 3’lü dureks bulabilirsiniz. Kutunun arkasında 195 mm olarak ölçüleri yazıyor. Neyse apartmana geldik. Eski rus yapımı bir binaydı. Çok eskiydi. Asansörden yanlış inmişiz bir kat merdiven kullanarak yukarı çıktık, kapıyı çaldık. Hatun bizi üzerinde kısa bir sabahlıkla karşıladı. Buyur etti. Vlad içeri girmedi. Evin içi çok eskiydi. Yerde halı , camda da perde yoktu. Hemen yatak odasına geçtik. Eski 56 ekran bir televizyon yatağın ucunda, kocaman kahverengi bir ayıcık yatağın yanında idi. Hatun çarşafı değiştirdi. Çok güler yüzlü ve genç birisiydi. Adı Marga Ritaydı. 24 yaşında üniversite son sınıf öğrencisiymiş. İngilizce yine çok zayıf.

Önceden yarım aldığım Cialist 10 mg’ın etkisi ile bir saatlik maçı 2 gol ile tamamladım. Vlad aşağıda beklediğini WhatsApp’a yazdı. Bende “ I’m just coming” diye espiri yaptım. Hatun evden beni yolcu ederken mercekten dışarı bakıp kontrol ettikten sonra kapıyı açtı. 1.500.-Uah anlaşmamıza rağmen 100.-Uah fazla verdim. Nede olsa evinde misafir etmişti. Vlad arabanın içinde beni bekliyordu. Sonra eve yürüme mesafesinde olan Misto gece kulübüne gittik. Mekana giriş kişi başı 200.-Uah. Giriş katındaki bowling alanının önünde oturduk. Mekan Cuma günü olmasına rağmen çok kalabalık değildi. Karışık steak yedik. Cola İçtik. 300.-Uah hesap geldi. Sonra üst kata geçtik. Saat 3 gibi tam mekandan çıkarken Vlad vestiyerde paltolarını bekleyen iki kızı evlerine bırakmak için davet etti. Kızlardan biri extazi içmişti. Diğeri ile konuşmaya devam ettik. Arabaya bindiler. Sonra Radmir’e gidelim lafı geçti. Extazi içen poşet olmuştu. Hiç konuşamıyordu. Sonra karar değiştirdiler. Kızları evlerine bıraktık. Yarın akşam için sözleştik. Vlad beni otele bıraktı. 3.Gün:  Sabah 10 gibi uyanım. Otele yürüme mesafesindeki Kofein’e gittim. Kahvaltımı yaptım. Sonra Vlad geldi. Öğleden sonra beni ilk gelişimde davet ettiği orman saunasına rus arkadaşlarıyla birlikte gitmeyi teklif etti. Gross markete gidip mayo, terlik vb aldık. Otelden havlu ve çikolata alıp yola koyulduk. Vlad’ın evi havaalanının yakınında. Mahalleden arkadaşlarını da alıp yola koyulduk.  Kharkiv’in 30 km dışında göl kenarında ormanın içinde birkaç ağaç evin bulunduğu saunaya vardık. Yerde kar vardı. Arabaları belli bir noktada bırakıp eve yürüdük. Evin önünde ağaçtan bir iskele vardı. Evin içi şu bölümlerden oluşuyordu: En dışta soyunma odası ve mutfak. İçerde televizyon, dinlenme odası. Daha içte duş, şoklama odası ile sauna.  Soyunup, duş aldıktan sonra saunaya girdik. Benim sıcakta başım ağrır ve fazla dayanamam. Saunadan çıkanlar doğruca iskeleye gidip buzlu göle giriyorlardı. Birkaç dakika kalıp tekrar içeri geliyorlardı. Ben ise şok olmuştum. Küçük yaştan itibaren bunu yaptıkları belliydi. Ben ise televizyon odasında bana ikram edilen ıhlamuru yudumlamayı ve dün çikolata fabrikasından aldığım drajeleri yemeyi tercih ediyordum. Şoklama odasında yukarıda asılı duran ve içine kar suyu dolan iki kovaya gözüm takılmıştı. Kovaların kulbu halattandı. Ice baked challenge yapmak istiyordum ve yaptım. Kovadaki buzlu su üzerime boşalır boşalmaz saunaya koşuyordum. Beş altı  kes bunu tekrarladım. Vücudumdaki tüm toksinleri atmıştım. Kendimi çok rahatlamış hissediyordum. Hava kararmıştı. Duşumuzu alıp yola çıktık. Cumartesi olduğu için Teacher’s da rezervasyon yaptırmıştık. İçerisi full. Yine bilindik 400 gr büfteğimizi yedik. Ben dark bira içtim. Vlad kapuçino. Saat 10’a geliyordu. Radmir’e gitmeye karar verdik. Ben kulüpten kız düşürme niyetindeydim. Vlad ise bunun çok zor olduğunu düşünüyordu. Ben ise sevdiğim bir abimin sözünü  söyledim. “At biniciyi, karı sikiciyi tanır.” İngilizcesi The horse know rider, the woman know fucker!”. Vlad gülmekten yerlere yattı Radmir’e gittik.Girişte vertiyere montlarımızı bırakıp merdivenden aşağı indik. Solda extazi bara geçtik. Burası biraz üstten basık uzunlamasına bir salondu. Ortam çok loştu.  Vlad burda bir kız arkadaşıyla karşılaştı. Anabella ismi. Ama ne kız. Hanım hanımcık. Ama bir çocuğu varmış ve evli değilmiş. Adam hamile olduğunu duyunca bırakmış. Türkiye’de olsa onun için katil olunur. Biz elimize içkilerimizi yudumluyorduk. Sonra aynalı holden yürüyerek diğer barın bulunduğu salona geldik. Mazoşist parti yapılıyordu. Barın üzerinde çıplak, peruklu ve göğüs uçları bantlanmış 2 tane abla ellerindeki kırbaç ile isteyenleri kırbaçlıyordu.  Selfi çekiniyordu. Barın yanında iki ayrı salon vardı. Biri karaoke, diğeri yerel müziklerin çalındığı sahneli disko idi. Biraz piyasa yaptım. Ama bir şey çıkmadı. Sonra Vlad’a Bolero’ya gidelim dedim. Ama o burada takılalım dedi. Bende gidip kendime bir redbul aldım. Barın arka taraflarındaki oturma grubunda takılmaya başladım. Barda oturan bir iki hatunu kesiyordum. Sonra bulunduğum yere siyah saçlı, beyaz tenli, yeşil gözlü, uzun boylu, siyah deri elbiseli taş gibi bir hatun geldi. Bize arkasını dönüp bardan bir menü aldı. Vlad hemen bana işareti çaktı. Yanına gittim ve birşeyler içmek için masamıza davet ettim. Hatun ilk önce kararsız kaldı. Sonra elinden tuttum. Masaya oturttum. İngilizce yine zayıf. Adı Marry ve 25 yaşında idi.  Hemen 2 viski cola söyledim. İçkilerimizi yudumlarken translate yardımıyla konuşmaya başladık. Bu arada Vlad ve kız arkadaşı bize arkasını dönmüş ayakta takılıyorlardı. Hatunu tuvalete götürdüm. Çantasını bana emanet etti. Geldik tekrar oturduk. Bir içki daha söyledim. Bardağını bitirmeden kızın gözleri kapanmaya başladı. Daha öncesinde ağır içmiş olmalıydı. Kızı otele gitmeye ikna etmeye çalışıyordum. Otele gitmeyi başta kabül etmedi. Sonra arabamız var seni bırakabiliriz dedim. Vlad benden bir işaret bekliyordu. Kız kararsızdı. Sonra dışarı çıkmak için kalktık. Ben kız koluma aldım. Merdivenlere geldiğimizde arkamdan içkiyi fazla kaçırmış  genç bir çocuk bana çarptı. Benimle tartışmak istiyordu. Ben problem yok, git buradan dedim. Yanında fıstık gibi bir kız var ama anlamıyor. Rusça birşeyler söyledi. Yukardaki güvenlikler çocuğu aldılar. Bende kıza dönüp “benim yanımda güvendesin. Lütfen bana hayır deme” dedim. Kız tamam dedi. Vestiyerden montlarımızı alıp dışarda bizi bekleyen Vlad’ın yanına gittik. Arka koltuğa geçtik. Arabaya bindikten bir iki dakika sonra kız iyice kontrolü bana bıraktı. Öpüşmeye başladık. Otele gelene kadar aralıklarla devam ettik. Otele vardığımızda Vlad makam şoförüm gibi “yarın sizi  kaçta almamı istersiniz Gökhan Bey” dedi. Bende saat vermedim. “Seni ararım” dedim. Odaya çıktık. Güvenlik sorun çıkartmadı. Saat 6’ya geliyordu. İlk golü attıktan sonra kız uyudu. Benim ise uykum yoktu. Saat sekiz gibi uyandırıp bir gol daha attım. Artık rahat rahat uyuyabilirdim. Ama uykum kaçmıştı. Bende uyuyan çıplak güzelliği izlemeye başladım. Bu arada son kalan corona birayı yudumluyordum…

Resepsiyonu aradım. 1 saat geç check out yapacağımı söyledim. Sonra hatunun yanına uzandım. Ona sarılıp uyudum. Uyandığımızda saat 12’ye geliyordu. Birbirimize telefon numaralarımızı verdik. Hatun giyindinip, taksi çağırdı. Cebimdeki son 150.-Uahı taksi parası olsun diye verip, hatunu yolcu ettim. Duşumu alıp hızlı bir şekilde bavulumu topladım. Vlad gelip beni otelden aldı. Yine kofein’e gidip kahvaltı yaptım. Uçağım öğleden sonra 4:45 idi. Vlad beni havaalanına bırakmadan önce arabasını 1.195.-Uah verip fulledim. 1 litre benzin 29,50.-Uah. Yani 1.- Euro. Sonra Metro markete gittik. Alış veriş yaptık. 585.-Uah tuttu. Vlad’a verdiğim para yediğimiz içtiğimiz hariç 250.-TL. Helali hoş olsun. En son havalanında Vlad ile oturup kahve içtik. Sonra vedalaştık. Birdaha ki sefer Kharkiv’e gidersem Vlad orada olur mu bilemiyorum. Çünkü Çin’e gitme durumu varmış… 
Pasaport kontrole gittiğimde kadın polis bana “çok yorgun görünüyorsun” dedi. Bende “gece hiç  uyumadım.” dedim. “İyi vakit geçirdin mi?” diye sordu. Benden “evet” yanıtını alınca ismimi söyledi “tekrar gel” dedi ve yeşil gözleriyle manalı bir şekilde uzun uzun baktı. Ukrayna öyle değişik bir ülke ki, kadın polisleri bile size iş atabiliyor. Gitmeyenlere buradan duyurulur. 29 Mayısta Kiev’de Şampiyonlar Ligi Finali var. Gitmek isteyip izin alamayanlar bu fırsatı değerlendirsin derim. Ben ise bir arkadaşımla Kore’ye gitmeyi planlıyorum. Seul’de 3 gün kalıp oradan pasifik okyanusunda bir adaya gideceğiz. Arkadaşım iş nedeniyle geçen ay Koreye gitmişti. Anlattığına göre gece hayatı orada da hızlıymış. Yeni maceralarımı anlatmaya devam ediyor olacağım.

Kendinize iyi davranın, sağlıcakla kalın…

Bir önceki yazımız olan 7 Nisan - 03 Mayıs Kiev ve Lviv Gercekleri (kenan) başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Hereke 2 (Bankerman)” için 5 yorum

  • 11 Mayıs 2018 tarihinde, saat 13:24
    Permalink

    Kalem kuvvetli olunca hikayeler daha güzel oluyor. Teşekkürler.

    Yanıtla
  • 11 Mayıs 2018 tarihinde, saat 17:51
    Permalink

    makale için teşekkürler. flashdancers club’ı daha önce de duymuştum fakat hakkında doğru dürüst bir bilgi olmayınca gitmeye çekindim. rusça bilmeyen biri bu klüpte personelle anlaşabilir mi? kazıklanma, sorun yaşama ihtimalimiz sence var mı? seyahatlerimi tek yapıyorum ve rusçam yok. bu arada dikkatimi çekti kravtsova dan aldığın kıza dönüş taksi ücreti 300 grivna ödemişsin. yaklaşık 3 km lik yol için 300 grivna? turist görünce ufak tefek para kırpmayı seviyorlar, buna alıştık da Vlad’ın müdahale etmemesi ilginç geldi.

    Yanıtla
  • 14 Mayıs 2018 tarihinde, saat 23:49
    Permalink

    fiyatların neden yükseldiği bu tip arkadaşların anlattıklarından anlaşılıyor,taksi için gerçekten 300 verdiysen sıkıntı,anlaşılan kimlik olayı çıkınca bizdeki paralı ve yaşı gecik olanlar memlekette birşey bulamayınca akın etti oralara , meşhur masaj yerinin sitesine baktım Eİ en ucuz masajın saati 100$ olmuş birkaçkez gittim öyle ahımşahımda değil geçen yıl 30$dı , kiev i pegasus bitirdi açtı kievin kapılarını içanadoluya şimdi hergün bir ceset geliyor , kharkiv de yazdan sonra biter olayı dahada gidilmez.

    Yanıtla
  • 16 Mayıs 2018 tarihinde, saat 07:13
    Permalink

    Hocam merhaba, yazılarınızı okumak çom keyifli bayram olmadan bende gideceğim rica etsem maille iletişime geçip. Vlada ulaşabileceğim bir telefon adres vb. Verirmisiniz. Ardaayildiz@yandex.com

    Cevabınızı bekliyorum teşkkürler.

    Yanıtla
  • 16 Mayıs 2018 tarihinde, saat 20:16
    Permalink

    Merhaba . Başka gezi programınız var mı yakınlarda ? sizin gezi notları çok doyurucu ve sürükleyici oluyor

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir